Atatürk'ü Anma Töreni, 10 Kasım 2006

Üstün Ergüder
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü
Cuma, November 10, 2006 - 10:30

"Atatürk'ün bize en büyük hediyesi çağdaşlaşma ve siyasi demokrasidir."

Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 68. yıl dönümünde Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Üstün Ergüder, 'Cumhuriyet, Demokrasi ve Hoşgörü' başlıklı bir konuşma yaptı.

Demokrasi tarihsel derinliği Batı dediğimiz Avrupa ve Kuzey Amerika'da oluşan bu coğrafyanın dışında pek az ülkede başarı sağlamış bir rejimdir. Türkiye yüzyılı aşkın bir süredir I. Meşrutiyetten beri parlamenter rejime özlem duyuyor. Bu doğrultuda Türkiye, cumhuriyetten bugüne hiç de küçümsenmeyecek mesafe katetti. Katılımcı, çoğulcu bir yönetim biçimi engebelerle karşılaşsa da Türkiye'de giderek yerleşti.

Ancak, demokrasi dikensiz gül bahçesi değil. Bir çok açmazları da beraberinde getiriyor. Demokratikleşme sürecinde bir çok kez tökezlemek olası. Nitekim 1961, 1973, 1980'de tökezledik. Türkiye kimi kez kendi koşullarını uygulayarak genel ilkelere sadık kalarak günümüze ulaştırdı. Bu Batı dediğimiz ortamın dışında pek az ülkede gerçekleştirilebilmişdir. Bunu da Büyük Atatürk'e borçlu olduğumuza inanıyorum.

Türkiye'de demokrasinin sorunları yok mu? Elbette var. Demokrasinin özü sorunlu olmak. Sorunsuz demokrasi olmaz. Ama çözüm yine demokrasi, yine demokrasi ve yine demokrasidir. Demokrasimizin sağlam ve evrensel değerler üzerine oturması gerekiyor.

Türkiye'de demokrasinin önemli bir zaafı var. Sosyo-ekonomik gelişmesi gecikmiş ülkelerdeki demokrasiler için önemli darboğazlardan biri popülist eğilimlerdir. Popülizm ile demokrasi arasındaki sınırın çok iyi çizilmesi gerekiyor. Türkiye'de demokrasi zaman zaman popülizmle özdeşleştiriliyor. Demokrasi, seçmen, seçilen, parlamento gibi dar bir bağlamda algılandığı oranda popülizm baskın çıkıyor.

Üstün Ergüder demokrasinin gelişmesinin uygar toplumlarda tek çözüm yolu olduğunu vurgulayarak, çağdaş bireyin oluşumunun ancak demokrasi sayesinde gerçekleştirilebileceğini söyledi. Sorgulamasını bilen, eleştiren, düşünen ve düşüncesini serbestçe ifade eden bir insan beklentisiyle çağdaş Türkiyenin 21. yüzyıla girdiğini söyleyen Ergüder konuşmasını "İşte Türkiye'nin de gerek duyduğu çoğulcu toplum anlayışı insan haklarına saygılı, hukuk devletine sahip çıkan laik bir demokratikleşme. Etnik köken, dil ve din farkı gözetmeksizin anayasal yurttaşlık zırhıyla donanmış bir insan modeliyle türkiye 21. yüzyılda yol alacak. Özgürlüklerine sahip çıktığı kadar ülkesiyle bütünleşen ve yarınını insanlıkla paylaşabilecek bir Türk insanı 21. yüzyılı betimleyecek. Ölümünün 68. yıldönümünde büyük devlet adamı Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha saygıyla anıyoruz." diyerek bitirdi.