
"Atatürk zafer kazanan asker kimliği yerine yeni bir ulusun kurucusu olmayı seçti."
Tarihte ad bırakmış kişiliklerden pek azı Atatürk'ün başarılarından herhangi birinin benzerini elde edebilmiştir. Gerek Türkiye içinde gerek Türkiye dışında kendisinin çok yönlülüğünü gösteren şu sıfatlar kullanılagelmiştir. Ulusunun bağımsızlığının kurtarıcısı. Yenilmez asker. Sömürgeciliğe karşı savaşın öncüsü. Bir cumhuriyetin yaratıcısı. Siyasal, yasal ve toplumsal ekonomik devrimlerin mimarı. Söz sanatının büyüleyici ustası. Kültür devrimcisi. Laikliğin ufuk açıcı öncüsü. İnsan sevgisini yücelten uluslararası barışçı. Bağımsızlık savaşlarının yol gösterici önderi. 20. yüzyıl aydınlanmasının bir kahramanı. Bu başarıların birkaçını birden elde edenler ise Doğu'da da Batı'da da, çağımızda olsun, geçmiş dönemlerde olsun, çok azdır. Tümünü, bunca kısa zamanda ve öylesine derin izler bırakacak biçimde gerçekleştiren başka hiçbir tarihsel kişilik göstermeye ise olanak yoktur.
Atatürk evrensel uyum ve barış ülküsüne kendini adamıştı. Bayrağı, "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesiydi. Birçok savaşlar ve çarpışmalar geçirmiş olarak, "Ulusun yaşamı tehlikeye uğramadıkça savaş cinayettir" diyebiliyordu. Atatürk bir insan sever (hümanist) ve uluslararası barış önderlerindendi.
Uluslararası ilişkilerin, Atatürk'ün belirttiği gibi, başka ulusların haklarına saygılı ve kıskançlıktan, açgözlülükten, kinden arınmış, çifte ölçülülükten, başka deyişle ikiyüzlülükten temizlenmiş bir yapıya kavuşturulması; ulusların yaşamı tehdit edilmedikçe savaşın cinayet sayılması ve böylece silahlanma yarışının sona ermesi, yine uygar insanlığın karşılanamamış bir özlemi olarak süregitmektedir.
Zafer kazanan askerin, daha zafer sürüyorken "Hayır! Burada duracağız!", "Milli Misak sınırlarını tanıyoruz; artık serüvenlere yer yok, yurtta yapacaklarımız var!" demesi olağanüstü bir davranıştır. Bu ülkeyi yıkıntılardan kurtarıp yeniden kurmak zorundayız, diyordu. İşte yalnız bir asker değil, zafer kazanmış başarılı bir asker olarak "Artık yeter!" demesi, bence Atatürk'ün en olağanüstü başarılarından birdir. Üniformasını çıkarıp sivil elbise giymesi, bir kişisel tutku olmayıp, şu simgesel anlamı taşıyordu: "Askeri aşama bitmiştir. Şimdi yurdu onarıp yeniden kurmamız gerekiyor" demek istiyordu. Bence bu, Atatürk'ün barışa ilk ve en önemli katkısı olmuştur.